Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha yukarılara taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikayelerinin ana itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Türk girişimcilik ekosisteminin gerçek değerini doğru yeteneklerle buluştuğunda ortaya koyacağının bilincindeyiz." dedi.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin ev sahipliğinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında düzenlenen GITEX Ai Türkiye, İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, inovasyonun ekonomik faaliyetin, sanayi üretiminin ve küresel rekabetin temellerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak, değişimin hızı ivme kazandıkça, ileri teknolojileri geliştirme, hayata geçirme ve ölçeklendirme kapasitesinin ekonomik gücün, sınai rekabet gücünün ve stratejik özerkliğin belirleyici kaynağı haline geldiğini söyledi.
Hükümetlerin ve şirketlerin çığır açan teknolojilerde rekabet avantajı sağlamak için benzeri görülmemiş kaynaklar tahsis ettiğini anlatan Kacır, Türkiye'nin, son 20 yılda istikrarlı bir şekilde güçlü bir inovasyon ekosistemi inşa ederek bu küresel dönüşüme yanıt verdiğini dile getirdi.
Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
1700 AR-GE VE TASARIM MERKEZİ İLE 115 TEKNOPARKTA FAALİYET GÖSTEREN 13 BİNDEN FAZLA ŞİRKET: İnovasyon ekosistemini temelini 1700 AR-GE ve tasarım merkezi ile 115 teknoparkta faaliyet gösteren 13 binden fazla şirket oluşturuyor. Bu dönüşümün sonuçları, hızla ilerleyen savunma sanayimizde en açık biçimde görülmektedir. Türkiye bugün askeri İHA sistemlerinde dünyaya liderlik etmektedir. Artık kendi eğitim uçaklarımızı, helikopterlerimizi, deniz platformlarımızı, kara sistemlerimizi ve uydularımızı tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyoruz. Teknolojideki her büyük paradigma değişiminin yeni yetkinlikler inşa etmemiz ve küresel yüksek teknoloji ekonomisindeki konumumuzu güçlendirmemiz için bir fırsat penceresi sunduğuna inanıyoruz.
BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 120 BİN TOGG ARACI YOLLARA ÇIKMIŞ DURUMDA: Tamamen elektrikli millî otomobilimiz Togg, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracı yollara çıkmış durumdadır. Bu tür başarı hikayelerini birçok alanda çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Girişimler bu hedefin merkezinde yer almaktadır. Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikayelerinin ana itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Türk girişimcilik ekosisteminin gerçek değerini doğru yeteneklerle buluştuğunda ortaya koyacağının bilincindeyiz.
TEKNOFEST’TE BİNLERCE YENİLİKÇİ FİKRİN İLK ADIMLARI ATILDI: DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, “Sektör Kampüste” girişimleri ve Millî Teknoloji Uzmanlık Programları gençlerin geleceğin teknolojileriyle erken yaşta ve uygulamalı olarak tanışmasını sağlamak üzere tasarlandı. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’te binlerce yenilikçi fikrin ilk adımlarını atıldı. Bunların birçoğu bugün girişimlere dönüştü.
GİRİŞİM SERMAYESİ EKOSİSTEMİMİZE 750 MİLYON DOLARIN ÜZERİNDE EK KAYNAK SAĞLAYACAK: Girişimcilerin cesur fikirleri somut projelere, somut projeleri ise küresel başarı hikayelerine dönüştürebilmeleri için finansmana hızlı ve esnek erişimin kritik önemde. 2007'den bu yana devreye aldığımız fon ve fonların fonu mekanizmaları ile girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktardık. Kamu fonlarının oluşturduğu kaldıraçla toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacmini harekete geçirdik. Kısa bir süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni bir kaynak tahsis ettiğimizi duyurduk. Bu yeni kaynak, girişim sermayesi ekosistemimize 750 milyon doların üzerinde ek kaynak sağlayacaktır.
TURCORN’LARIN TOPLAM DEĞERLEMESİNİ 100 MİLYAR DOLARA ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYORUZ: 2019'da Türkiye’nin tek bir unicornunun dahi yoktu, bugün küresel arenada Türkiye'nin 8 unicornu (Turcorn) var, Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıktığını görmeyi ve Turcorn’ların toplam değerlemesini 100 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek ve İstanbul’u girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında küresel ölçekte ilk 20 merkez arasında konumlandırmak için çalışıyoruz.
5 BİNDEN FAZLA ULUSLARARASI TEKNOLOJİ UZMANINI EKOSİSTEMİMİZE KAZANDIRDIK: Bu doğrultuda, girişimlerimize ölçeklenmeleri için sağlam bir kalkış pisti sunacak yeni programları devreye alıyoruz. Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı’nı başlattık. Türkiye Tech Visa Programı, teknoloji uzmanlarının ve yenilikçi kurucuların Türkiye’de şirket kurmasını ve büyümesini sağlayan kapsamlı bir destek sunmaktadır. Program şu ana kadar 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanını ekosistemimize kazandırmıştır.
TERMİNAL İSTANBUL: Çalışmalarımızdaki bir diğer dönüm noktası ise Terminal İstanbul’dur. İstanbul Atatürk Havalimanı terminalini dünyanın en büyük girişimcilik merkezine dönüştürüyoruz. Terminal İstanbul, girişimciler, teknoloji şirketleri ve yatırımcılar için küresel bir buluşma noktası haline gelecek. İstanbul’un girişimler, inovasyon ve teknoloji yatırımları açısından uluslararası bir merkez olma konumunu güçlendirecektir.
DÜNYA GENELİNDE YAPAY ZEKÂ HARCAMALARININ BU YIL 2,7 TRİLYON DOLARA YAKLAŞMASI BEKLENİYOR: Yapay zekâ çok çeşitli alanlarda dönüşüme öncülük etti. Dünyanın dört bir yanındaki şirketlerin değer zincirlerinin her aşamasına yapay zekâyı entegre etti. Dünya genelinde yapay zekâ harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının bekleniyor. Yapay zekâ ekonomisinin belkemiğini oluşturan veri merkezlerinin geçen yıl duyurulan sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlarda 270 milyar doların üzerinde bir pay alarak küresel sıfırdan yatırım projeleri değerinin beşte birinden fazlasını temsil etti.
TÜRKİYE YAPAY ZEKÂYA HEM BÜYÜK BİR KARARLILIKLA HEM DE SORUMLULUK BİLİNCİYLE YAKLAŞIYOR: Yapay zekânın yükselişini yeni nesil zorlukları da beraberinde getirdi. Öncü yapay zekânın geliştirilmesi giderek az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaşmaktadır. Yapay zekânın hızla yayılması emniyet, güvenlik, güven ve hesap verebilirlik konularında da büyüyen zorluklar yaratmakta. Yaygın olarak kullanılan birçok yapay zekâ modeli, farklı dillerin ve kültürlerin nüanslarını anlamakta yetersiz kalmakta. Teknoloji ve inovasyonu kalkınma vizyonunun merkezine koyan bir ülke olarak Türkiye yapay zekâya hem büyük bir kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaşıyor.
TÜBİTAK BÜNYESİNDE YAPAY ZEKÂ ENSTİTÜSÜ’NÜ KURDUK: TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları, ulusal yetkinlikleri ticari açıdan uygulanabilir ürün ve hizmetlere dönüştürmek amacıyla yapay zekâ çözümleri arayan şirketleri, teknoloji geliştiricilerini, üniversiteleri ve araştırma merkezlerini bir araya getirmektedir. Rekabet Öncesi İş birliği Programımız, sektör ortaklarının Türkçe tabanlı yapay zekâ çözümlerini ortaklaşa geliştirmelerine ve uygulamalarına olanak tanımakta.
ULUSAL HESAPLAMA KÜMESİ TRUBA’YI DEVREYE ALDIK: Işlem gücünün, yapay zekânın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bu kritik yetkinliğe yoğun yatırımlar yaptık. 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesiyle donatılmış ulusal hesaplama kümesi TRUBA’yı devreye aldık. Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimine (Euro HPC) katılımımız da Avrupa’nın yüksek başarımlı hesaplama altyapısını Türk araştırmacılarına ve teknoloji şirketlerine açmıştır. Bugün Türkiye’deki yapay zekâ girişimleri, Dijital Avrupa Programı kapsamında EuroHPC süper bilgisayarlarına ücretsiz olarak erişebilmektedir. Araştırmacılarımız ve şirketlerimiz, dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarından biri olan MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlanmaktadır.
150 MİLYON DOLARLIK KAMU FİNANSMANI TAHSİS ETTİK: Yapay zekâ yetkinliklerinin somut ürün ve hizmetlere dönüştürülmesinde girişimlerin vazgeçilmez. Umut vadeden yapay zekâ girişimlerinin sermayeye erişimini genişlettik. Yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu finansmanı tahsis ederek umut vadeden girişimlerin ölçeklenmek ve küresel düzeyde rekabet etmek için ihtiyaç duydukları finansmana daha güçlü erişim sağlamalarını temin ettik.
30 MİLYAR DOLARLIK KAPSAMLI DESTEK PROGRAMIMIZ HIT-30: Yapay zekâ ve diğer öncü teknolojilerdeki yetkinliklerimizi genişletecek büyük ölçekli, yüksek teknolojili yatırımları Türkiye’ye çekmek üzere tasarlanmıştır. Programın HIT-Veri Merkezi Çağrısı ile Türkiye’de yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimliliğine sahip veri merkezlerinin kurulmasını hızlandırıyoruz. 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zekâ Çağrısı, Türkiye’ye büyük bulut ve yapay zekâ altyapı yatırımlarını kazandıracak, sanayi, sağlık, finans ve kamu hizmetlerinde dijital dönüşümü hızlandıracaktır. HIT-Kuantum Çağrısı ile de kuantum teknolojilerindeki yetkinliklerimizi bugünden inşa ediyoruz.
YAPAY ZEKÂ EYLEM PLANI: Yapay zekâda öncü ülkelerden biri olmanın, ekosistemdeki tüm aktörleri ortak hedefler etrafında bir araya getiren kapsamlı bir vizyon gerektiriyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 2026–2030 dönemine ilişkin ulusal yol haritasını ortaya koyan Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı’nı açıkladı. "Aware”, “Benefit”, “Construct” ve “Direct” olmak üzere dört temel sütun etrafında kurgulanan Eylem Planı'nın yapay zekâ ekosisteminin her katmanını güçlendirmek üzere tasarlanmış 16 öncelikli eylemi belirliyor.
HEDEFİMİZ TÜRKİYE’Yİ YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNDE LİDER ÜLKELER ARASINA YERLEŞTİRMEK: Eylem Planı’nın ilk iki yılı içinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zekâ okuryazarlığı kazandırmayı, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ profesyoneli yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kamu yatırım programlarımızın en az yüzde 2’sini yapay zekâ projelerine ayıracağız. Ayrıca stratejik alanlardaki en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanemiz aracılığıyla erişime açacağız. 2030'a kadar veri merkezi kapasitemizi 1 gigavata çıkaracak, yapay zekâ, bulut teknolojileri ve dijital altyapı için en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz. Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri, yatırımcılara, KOBİ’lere ve araştırmacılara enerji ve dijital altyapıya hazır erişim sağlayacaktır.
TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ ÖNDE GELEN MERKEZLERİNDEN BİRİ HALİNE GELMESİNİ İSTİYORUZ: Yapay zekâ yarışının bir sonraki aşamasında liderliğin teknolojik yetkinlikleri endüstriyel ölçekte uygulamaya, yeni iş modellerine, küresel ölçekte rekabetçi şirketlere ve küresel pazarlara erişime dönüştürebilenlerin olacak. Türkiye'nin bu yeni döneme belirgin avantajlarla girdi. Genç ve dinamik bir yetenek tabanı, derin sanayi yetkinlikleri, hızla büyüyen bir girişim ekosistemi, genişleyen dijital altyapı ve sorumlu inovasyona yönelik güçlü bir kararlılık. Türkiye’nin yapay zekâ çağının önde gelen merkezlerinden biri haline gelmesini istiyoruz. Öyle ki yeni teknolojilerin geliştirildiği, yenilikçi şirketlerin ölçeklendiği ve ileri endüstriyel çözümlerin küresel pazarlara ulaştığı bir merkez hedefliyoruz.



