TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ

TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ

Okuma Süresi: 1 dk

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye Bilim İletişimi Zirvemizi her yıl farklı bir üniversitemizin ev sahipliğinde düzenleyerek bu buluşmanın ülkemizin dört bir yanına yayılmasını sağlayacağız. Böylelikle üniversitelerimizin bilgi birikiminden ve bulundukları şehirlerin potansiyelinden yararlanarak bilim iletişimi alanında yeni iş birliklerinin gelişmesine öncülük edeceğiz. Ayrıca, bilimsel bilginin toplumla buluşmasına katkı sunan kişi, kurum ve kuruluşlarımızı daha geniş ölçekte teşvik etmek üzere TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri'ni hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye genelinden başvurulara açık olacak ödül programımızla bilim iletişimi alanında özgün ve başarılı çalışmalara imza atan isimleri destekleyecek, iyi uygulamaların yaygınlaşmasını teşvik edeceğiz.” dedi

Bakan Kacır, TÜBİTAK yürütücülüğünde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ev sahipliğinde Ankara’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 1. Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi’ne katıldı. Burada önce 60 yıllık yayıncılık birikimiyle ülkemizde bilim kültürünün gelişimine katkı sunan Bilim ve Teknik dergisinin kapaklarından oluşan “60 Yıl, 60 Kapak” sergisini gezdi. Daha sonra zirvenin açılışını yapan Kacır burada bir konuşma gerçekleştirdi.

Bakan Kacır konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

İNSANLIĞIN BİLGİ BİRİKİMİ BİLİMSEL MERAKLA ŞEKİLLENDİ: İnsanlığın medeniyet yolculuğu, bilinmeyene duyulan merakla, hakikati arama iradesiyle ve her defasında daha ileriye ulaşma gayretiyle şekillendi. Gökyüzünün sırlarını çözmeye, tabiatın işleyişini anlamaya, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çare bulmaya çalışan bilim insanları, araştırmaları ve keşifleriyle insanlığın ortak bilgi birikimini zenginleştirdi. Her yeni keşif, bir bilinmezi aydınlatırken farklı soruların, büyük arayışların ve yeni bilimsel atılımların önünü açtı. Özellikle son asırda bilimsel araştırmaların yakaladığı ivme ve teknolojik imkânların gelişmesi; insanlığın evreni anlama, doğanın sırlarını çözme ve karşılaştığı sorunlara çözüm üretme kabiliyetini tarihte benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı.

KAPSAMLI BİR BİLİM VE TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ: Bugün yapay zekâdan biyoteknolojiye, kuantum teknolojilerinden uzay araştırmalarına uzanan bilimsel ve teknolojik atılımlar; üretim biçimlerimizi, ekonomik ilişkilerimizi, eğitim ve sağlık hizmetlerini, hatta günlük yaşam alışkanlıklarımızı dahi köklü biçimde değiştiriyor. Bilimi ve teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan bu dönüşüm, bilimsel bilgi üretme ve teknolojik yenilik geliştirme kabiliyetini, ülkelerin kalkınma yolculuğu açısından her zamankinden çok daha belirleyici hâle getiriyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde özellikle son 23 yılda araştırma altyapılarımızdan üniversitelerimize, teknoparklarımızdan Ar-Ge merkezlerine kapsamlı bir bilim ve teknoloji ekosistemi inşa ettik. Bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin önünü açan uygulamalarımızla Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 66 bine yükselttik.  Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler sıralamasında 22’ncilikten 13’üncülüğe çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı. 2002’de 414 olan yerli patent başvuru sayısı geçtiğimiz yıl 11 bin 394’e ulaştı.  Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında ise dünya birincisiyiz.

TEKNOPARK SAYIMIZI 2’DEN 115’E ÇIKARDIK: Bilimsel araştırmaların akademik yayınlarla sınırlı kalmaması, üniversitelerimizde üretilen bilginin yenilikçi ürün ve hizmetlere dönüşerek toplumsal ve ekonomik değer oluşturması büyük önem taşıyor. Bu anlayışla üniversite-sanayi iş birliğini geliştiren, araştırmacılarımızla girişimcilerimizi buluşturan ve teknoloji odaklı girişimlerin gelişimine zemin hazırlayan teknoparklarımızın sayısını 23 yılda 2’den 115’e çıkardık. 6550 sayılı Kanun kapsamında sağlık teknolojilerinden mikroelektromekanik sistemlere (MEMS), nanomalzemelerden optiğe farklı alanlarda faaliyet gösteren 12 ulusal araştırma altyapımız, stratejik teknolojilerde özgün bilgi ve teknoloji üretme kapasitemizi güçlendiriyor.

9 BİN 600 PROJEYE 8,3 MİLYAR LİRA DESTEK : TÜBİTAK eliyle bilimsel araştırmalardan teknoloji geliştirmeye uzanan süreçte üniversitelerimizin, araştırmacılarımızın ve sanayicilerimizin yenilikçi projelerini desteklemeye devam ediyoruz. Bakınız, yalnızca bu yılın ilk dokuz ayında 188 üniversite ve 2 bin 516 firmanın 9 bin 600 projesine 8,3 milyar lira destek sağladık. Bilimde, araştırma ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar neticesinde bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye resmi var.

BİLİMSEL DÜŞÜNCENİN TOPLUMUMUZUN TÜM KESİMLERİNDE KARŞILIK BULMASI: Vatan toprağında, mavi vatanda, gök vatanda, uzay vatanda ve siber vatanda egemenliğimizi güvence altına alan; ülkemizin stratejik hamleleri için güç çarpanı vazifesi gören bir savunma sanayiine sahibiz artık. Elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’la, ülkemizin yeni nesil mobilite teknolojilerindeki iddiasını somut bir başarıya dönüştürüyoruz. Ülkemizde bugüne kadar ürettiğimiz en yüksek kıymete sahip teknoloji ürünü TÜRKSAT 6A’yla uydu teknolojilerinde küresel A takımına, ilk 11’e girdik. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi çok daha yüksek ufukları hedefliyoruz.  Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını Ay’a eriştireceğiz. Elbette bu kazanımların kalıcı hâle gelmesi, bilimsel düşüncenin toplumumuzun tüm kesimlerinde karşılık bulmasıyla mümkün.

GENÇLERİMİZ, TÜRKİYE YÜZYILI’NDA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNİ VİZYONDAN GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEMİZİN TEMİNATI: Her fırsatta vurguluyoruz: Gençlerimiz, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesini vizyondan gerçeğe dönüştürmemizin teminatı.   Yeter ki onların merakını besleyelim, hayallerine kulak verelim, araştırma ve üretme azimlerini destekleyelim. Onları bilimsel keşiflerin ve teknoloji geliştirme yolculuğunun heyecanına ortak edelim. İşte bu anlayışla, 2018’den bu yana coşkuyla düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerle milyonlarca gencimizi bilimsel araştırmanın, teknoloji geliştirmenin ve üretmenin heyecanıyla buluşturduk. Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da gerçekleştirdiğimiz TEKNOFEST Güneydoğu’da, 1 milyon 300 bin katılımcının bilim ve teknoloji heyecanına, gençlerimizin üretme ve başarma azmine bir kez daha şahit olduk. 81 şehrimizde kurduğumuz 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesiyle, çocuklarımızın ve gençlerimizin erken yaşlardan itibaren bilim ve teknoloji alanlarında uygulamalı eğitimler almasını sağlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında üniversitelerimizin ve bilim merkezlerimizin bünyesinde kurduğumuz Millî Teknoloji Atölyeleriyle, gençlerimize yenilikçi fikirlerini somut projelere dönüştürebilecekleri teknik altyapı ve çalışma ortamını sunuyoruz.

BİLİMSEL BİLGİYİ TOPLUMUMUZUN HER FERDİ İÇİN ANLAŞILIR VE ERİŞİLEBİLİR KILIYORUZ: Bugün kadar yarım milyon gencimizi uzmanlarla buluşturan bilim söyleşileriyle, 150 bin öğrencimizin projelerini sergilediği bilim fuarlarıyla gençlerimizin bilim insanlarının bilgi ve tecrübelerinden yararlanmasını ve ortaya koydukları çalışmaları toplumla paylaşmasını teşvik ettik. 7’den 70’e her kesimden vatandaşımızın ilgiyle takip ettiği ve bu yıl yaklaşık 3 milyon baskıya ulaşan Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergilerimizle; milyonlarca vatandaşımıza ulaştırdığımız 528 popüler bilim yayınımızla bilimsel bilgiyi toplumumuzun her ferdi için anlaşılır ve erişilebilir kılıyoruz. Bugüne dek 22,5 milyon vatandaşımızın ziyaret ettiği 45 bilim merkezimizle, bilimi deneyimleme ve keşfetme imkânı sunuyoruz.  İstiyoruz ki çocuklarımız, gençlerimiz yalnızca bilimsel gelişmeleri takip etmekle kalmasın, yeni keşiflerin ve teknolojik atılımların öncüleri arasında yer alsın. Vatandaşlarımız bilimsel bilgiye güvenle ulaşabilsin.

BİLİM, ANCAK TOPLUMLA BULUŞTUĞUNDA KALICI BİR DEĞERE DÖNÜŞÜR: Bu vesileyle şu hususu özellikle vurgulamak isterim: Bilim, ancak toplumla buluştuğunda kalıcı bir değere dönüşür. Laboratuvarlarda ve araştırma merkezlerinde büyük emekle üretilen bilgiyi; milletimizin her ferdine anlaşılır bir dille aktararak bilimsel çalışmaların toplumsal etkisini büyütebiliriz. Bilgiye, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kolayca ulaşabildiğimiz bir çağdayız. Ancak dijital teknolojilerin sunduğu bu imkânlar, doğruluğu teyit edilmemiş iddiaların, yanıltıcı içeriklerin hızla yayılmasına da maalesef zemin hazırlıyor. Asılsız haberlerin yeniden paylaşılma olasılığının doğru haberlere göre yüzde 70 daha yüksek olduğunu ve yaklaşık 6 kat daha hızlı yayıldığını ortaya koyan araştırmalar, bilim iletişiminin günümüzde ne denli hayati bir sorumluluk hâline geldiğini bizlere gösteriyor. Bilimsel gerçeklerin yanlış bilgilerin gölgesinde kalmasına izin vermemek milletimize ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz.

VATANDAŞ BİLİMİ YAKLAŞIMI: Bilim iletişimini, bilginin yalnızca bilim insanlarından topluma aktarıldığı tek yönlü bir süreçle sınırlandırmak, vatandaşlarımızın araştırmaların şekillenmesine ve bilimsel bilgi üretimine sunabileceği katkıyı göz ardı etmek demektir. Farklı yaş ve meslek gruplarından vatandaşlarımızın bilimsel bilgi üretimine katkı sunmasına imkân tanıyan vatandaş bilimi yaklaşımını, bilim ile toplum arasındaki bağı güçlendirmek bakımından çok kıymetli görüyoruz. Bilim insanlarımızın araştırmalarının sonuçlarını, yöntemlerini ve sınırlarını toplumumuzla açık ve anlaşılır biçimde paylaştığı; üniversitelerimizin bilim iletişimini kurumsal sorumluluklarının ayrılmaz bir parçası olarak benimsediği; kamu kurumlarımızın bilimsel bilgiye erişimi kolaylaştırdığı, bilimsel verilerin karar alma süreçlerinde etkin kullanımına öncülük ettiği; medya temsilcilerin bilimsel doğruluğu gözeterek güvenilir bilgiyi geniş kitlelere ulaştırdığı; öğretmenlerimizin çocuklarımızın merakını, sorgulama ve araştırma becerilerini geliştirdiği; vatandaşlarımızın da gözlemleri, tecrübeleri ve fikirleriyle bilimsel çalışmalara katkı sunduğu bir bilim iletişimi ekosistemi, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmemizin anahtarı.

TÜRKİYE BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ: İşte bu anlayışla TÜBİTAK’ımızın yürütücülüğünde, Orta Doğu Teknik Üniversitemizin ev sahipliğinde, ülkemizde bilim iletişimi alanında bir ilk olan Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi’ni düzenledik. İki günlük etkinlik boyunca bilim insanlarımızı, bilim iletişimcilerimizi, medya temsilcilerimizi, kamu kurumlarımızı ve farklı disiplinlerden katılımcıları aynı çatı altında buluşturuyoruz. Zirvede vatandaş biliminden bilim gazeteciliğine, yapay zekâ ve dijital platformlardan bilimsel dezenformasyonla mücadeleye, uzay ve kutup araştırmalarından sağlık ve afet iletişimine pek çok önemli konuyu ele alacağız. Ulusal ve uluslararası tecrübelerin paylaşılacağı oturumlarımızda, bilim merkezlerimizin ve bilim ve toplum destek programlarımızın toplumsal etkisini de değerlendireceğiz.

60 YIL, 60 KAPAK SERGİSİ: Zirvemizin bir diğer anlamlı etkinliği 60 yıllık yayıncılık birikimiyle ülkemizde bilim kültürünün gelişimine katkı sunan Bilim ve Teknik dergimiz için hazırladığımız “60 Yıl, 60 Kapak” sergisi. Bilim ve Teknik dergimizin kapaklarından oluşan bu özel sergiyle, bilim ve teknoloji dünyasında altmış yılda yaşanan büyük dönüşüme birlikte tanıklık edeceğiz. Arzumuz, zirvemizde paylaşılan bilgi ve tecrübelerin, kurulan bağların ve ortaya konulan fikirlerin ülkemizde bilim iletişimini daha ileriye taşıyacak kalıcı çalışmalara ve iş birliklerine dönüşmesi.

BİLİM VE TOPLUM DESTEK PROGRAMLARI PROJE TEŞVİK ÖDÜLLERİ: Atalarımızın veciz bir sözü vardır: “Marifet iltifata tabidir” . Bilimsel bilgiyi toplumla buluşturan, bilimi her yaştan vatandaşımız için anlaşılır ve ilham verici kılan insanlarımızın emeklerini takdir etmek, başarılarını görünür kılmak bizler için bir vefa borcu. Bu anlayışla, zirvemiz kapsamında ilk kez hayata geçirdiğimiz Bilim ve Toplum Destek Programları Proje Teşvik Ödülleri’yle doğa uygulamalarından yenilikçi eğitime, bilim fuarlarından bilim şenliklerine ve kapsayıcı yaklaşımlara uzanan 5 kategoride, toplumsal etkisi yüksek projeleri ödüllendireceğiz. Bilim İletişimine Katkı Ödülleri’yle de genç popüler bilim yazarlarımızdan popüler bilim yayıncılığına, bilim söyleşilerinden Millî Teknoloji Atölyelerine, bilim merkezlerimizden öğrenci topluluklarımıza kadar 6 kategoride, bilimi toplumla buluşturan başarılı çalışmaları taçlandıracağız.

TÜRKİYE BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ HER YIL FARKLI BİR ÜNİVERSİTEDE OLACAK: Bu vesileyle bilim iletişimi alanında önümüzdeki yıl hayata geçireceğimiz iki önemli adımı da sizlerle paylaşmak isterim. İlk olarak, Türkiye Bilim İletişimi Zirvemizi her yıl farklı bir üniversitemizin ev sahipliğinde düzenleyerek bu buluşmanın ülkemizin dört bir yanına yayılmasını sağlayacağız. Böylelikle üniversitelerimizin bilgi birikiminden ve bulundukları şehirlerin potansiyelinden yararlanarak bilim iletişimi alanında yeni iş birliklerinin gelişmesine öncülük edeceğiz.

TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİNE KATKI ÖDÜLLERİ: Ayrıca, bilimsel bilginin toplumla buluşmasına katkı sunan kişi, kurum ve kuruluşları daha geniş ölçekte teşvik etmek üzere TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri'ni hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye genelinden başvurulara açık olacak ödül programımızla bilim iletişimi alanında özgün ve başarılı çalışmalara imza atan isimleri destekleyecek, iyi uygulamaların yaygınlaşmasını teşvik edeceğiz.

BİLİMİN VE TEKNOLOJİNİN YÜZYILI: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın çalışmalarını desteklemeyi, bilimin toplumumuzun gündelik hayatında daha fazla yer edinmesini sağlayacak adımları atmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı bilimin ve teknolojinin yüzyılı kılmak için bilim insanlarımızla, gençlerimizle ve milletimizle el ele, omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.

ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Konuşmaların ardından TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın tarafından Bakan Kacır’a günün anısına Bilim ve Teknik dergisinin 60. yılına özel derginin köklü yayın geçmişini simgeleyen, her biri derginin bir yılını temsil eden 60 minyatür dergiden oluşan bir set hediye edildi.

Hediye takdiminin ardından da Bakan Kacır Bilim ve Toplum Destek Programları Proje Teşvik Ödüllerini takdim etti. Kacır ödül tutarlarını düşük bularak değiştirdi. TÜBİTAK’ı cömert bir kurum olarak bildiklerini ifade eden Bakan Kacır, ödül tutarlarının üçüncülük için 100 bin TL, ikincilik için 150 bin TL ve birincilik için 200 bin TL olarak değiştirilmesini istedi.

Bakan Kacır Bilim İletişimine Katkı ödüllerini de sahiplerine takdim etti. Açılış töreni toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ - Gorsel 2
TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ - Gorsel 3
TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ - Gorsel 4
TÜBİTAK BİLİM İLETİŞİMİ ZİRVESİ - Gorsel 5