Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sanayi Alanları Master Planının ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin Orta Anadolu hattında 15 ilde 59 bin hektar büyüklüğünde 19 yeni yatırım alanı belirlediklerini belirterek, “Sonraki aşamalarda Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak Sanayi gelişim koridorlarındaki yatırım alanlarını ilan edeceğiz. Bu planlamada Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile bağlantısallığı önceliklendiriyoruz. Bunlarla birlikte, Kuzey Marmara demiryolu geçişiyle Türkiye küresel değer zincirlerinin anahtar aktörü haline gelecek.” dedi.
Bakan Kacır, İstanbul’da Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi’ne katıldı. Programda; Türkiye’nin yeni yatırımlar için sahip olduğu yüksek potansiyelin değerlendirileceğini belirten Kacır, küresel ekonominin, jeopolitik ve stratejik kırılmalar sebebiyle yön arayışına girdiği bir süreçte olunduğunu söyledi. Uzun yıllar küresel refahın temeli olarak görülen serbest ticaret anlayışının, yerini giderek korumacılığın öne çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığına dikkati çeken Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:
AR-GE VE YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİM: Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladık. Bugün; üretim kapasitesiyle, teknoloji geliştirme kabiliyetiyle ve dünya pazarlarına erişimiyle 2000’li yılların başından çok daha farklı bir Türkiye tablosu var. Son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modelimizle milli gelirimizi 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdık. İmalat sanayimizin katma değerini 41 milyar dolardan yıllık 250 milyar doların üzerine çıkardık.
AVRUPA’DA LİDERİZ:Türkiye’yi; pek çok sektörde Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirdik. Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız. Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz güçlü ticaret ağlarıyla 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı 283 milyar dolara yükselttik.
YATIRIMCIMIZIN YANINDAYIZ:Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülke. Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihracat yapan ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı’nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle ülkemizi, dünyada hak ettiği konuma hep birlikte taşıyacağız. Bu doğrultuda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak destek enstrümanlarımızı güncelliyor; sanayicimizin, yatırımcımızın ve müteşebbisimizin ihtiyaçlarına cevap veren yeni programları harekete geçiriyoruz.
BÖLGESEL KALKINMA:Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini, üretim altyapımızın ikiz dönüşümünü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü destekleri sunuyoruz. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara Merkez Bankamızla birlikte ayrıcalıklı finansman sağlıyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar liralık kaynak ayırdığı programla, ülkemiz için stratejik değeri yüksek, toplam yatırım tutarı 531 milyar lirayı aşan 85 projenin önünü açtık. 310 yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün, 272 teknoloji alanı ve 36 kritik hammaddeye yönelik 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara yüzde 12,95 yıllık finansman maliyetine kadar uygun koşullu finansman imkanıyla, 2 yılı ana para ödemesiz, 10 yıl vadeli kaynak kullanımı imkânı sağlıyoruz. Bu programla hayata geçen projeler, Türkiye’nin dış ticaret dengesini kalıcı olarak sağlamak yönünde önemli etki oluşturacak.
YTAK PROGRAMI:Geçtiğimiz hafta Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programında, yeni bir pencere açtık. Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmaya dönük yeni uygulamada; stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere ise yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve Endüstri Bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının Ar-Ge faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10’da 7’si (bugün için yıllık yüzde 25,9) finansman maliyeti ile kaynak sunacağız.
HIT-30 PROGRAMI:Önceliğimiz, başlamış yatırımların hızla tamamlanması ve ekonomiye değer katması. Ülkemizi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere attığımız diğer önemli bir adım, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı. Programda; ölçeği, niteliği ve küresel değer zincirlerinde oluşturacağı etki itibarıyla ülkemize teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunuyoruz. Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgâr türbinleri, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zekâ, endüstriyel robotik üretimine ve büyük ölçekli Ar-Ge merkezi kurulumuna yönelik çağrılarımızla Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltiyoruz.
YEŞİL DÖNÜŞÜM:2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak. Sanayimizi yüksek katma değerli üretimle büyütürken; çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısını da ülkemizde tesis ediyoruz. Ekonomimizin lokomotif sektörlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümünü desteklemek üzere Dijital ve Yeşil Dönüşüm Programlarını hayata geçirdik. İkiz dönüşüm yolculuğunda, bakanlığımızın firmalara rehberlik ettiği programda; 226 milyon liraya kadar nakdi destek, yatırımların yüzde 40’ı kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Programlarımızın ilk aşamasında, firmaların ihtiyaç ve ölçeklerine uygun olarak oluşturdukları 5 yıllık yol haritası raporu uygun görülen ve destek kararı alınan projeleri gerçekleştiren tesislere, yol haritasının uygulama süresince “Yeşil ve Dijital Dönüşüm Merkezi” unvanı veriyoruz.
NET SIFIR EMİSYON:Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını birleştirmeyi ve bu kuruluşların finansal kaynakları, uzmanlığı ve bilgi birikiminden istifade eden çalışma modellerini hayata geçirmeyi sanayimizin yeşil dönüşümü başarıyla gerçekleştirmesinin anahtarı addediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu anlamda son yıllarda önemli adımlar attık. Dünya Bankası iş birliği ile yürüttüğümüz “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi”, "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ve “Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi” ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk.
ULUSLARARASI FİNANSMAN:'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attık. Teknoloji Hamlesi ve Yerel Kalkınma Hamlesi programlarımız da kalkınma perspektifimizin özeti niteliğinde. Yatırımlara 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi sunduğumuz bu programlar Türk ekonomisinin geleceğini katma değer ve bölgesel gelişme eksenlerinde inşa etme gayretimizi gösteriyor. 1126 orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün, 34 hammadde ve 414 teknoloji alanına yönelik yatırımlara Teknoloji Hamlesi programıyla destek sunuyoruz.
TEKNOLOJİ HAMLESİ:Teknoloji Hamlesi Programında bugüne dek, 192 milyar TL büyüklükte 213 yatırım projesini destekledik. Son iki çağrımız olan İleri Malzeme Teknolojileri ve Kritik Hammaddeler Çağrısı ile Sürdürülebilir Yaşam Teknolojileri Çağrısı kapsamında ön başvurusu uygun görülen 44 milyar lira büyüklüğündeki 115 yatırım projesine ilişkin değerlendirmeleri yakın zamanda tamamlayacağız.
YEREL KALKINMA:Yerel Kalkınma Hamlesi Programında ise her şehrimizde 4 öncelikli alan belirliyor, imalat sanayi, madencilik, tarım, turizm, sağlık yatırımları ile yerel potansiyeli harekete geçiriyoruz. Çankırı’da Tuz ve Minerallerden Katma Değerli Üretim, Eskişehir’de Havacılık Sektörüne Yönelik Parçaların Üretimi, Isparta’da Gül ve Diğer Tıbbi Aromatik Bitki Özlerinden Katma Değerli Kozmetik Üretimi, Kırklareli’nde Yüksek Ekonomik Değere Sahip Endüstriyel Süt Ürünleri Üretimi, Kütahya’da Teknik Seramik Üretimi, Rize’de Çay ve Yan Ürünlerinden Katma Değerli Üretim, Şırnak’ta Yer Fıstığı İşleme Tesisi, Yalova’da Deniz Araçları Kritik Parçalarının Üretimi ve Van’da Jeotermal Sera Tesisi yatırımlarına Yerel Kalkınma Hamlesi Programıyla destek sunuyoruz. Doğu’dan Batı’ya Kuzey’den Güney’e topyekün kalkınma anlayışıyla yürüttüğümüz programda 2025 çağrısında 185 milyar TL büyüklükte 303 projeyi destekledik. 2026 çağrısında 446 milyar TL büyüklükteki 816 proje için yapılan başvurular programa yönelik yükselen ilginin göstergesi.
GARAJ MODELİ:Teknoloji, üretimden ticarete, güvenlikten sosyal hayata kadar yaşamın hemen her alanını yeniden şekillendirirken girişimler; çeviklikleri, yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetleriyle bu değişimin en ön saflarında yer alıyor. Bizler de Türkiye’den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir ekosistem inşa etmeyi, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye’nin anahtarı olarak görüyoruz. Bu anlayışla, özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir ferdimizin, hayallerini bu topraklarda gerçeğe dönüştürmesine imkân tanıyan deyim yerindeyse Türkiye’ye özgü bir garaj modelini hep birlikte inşa ettik.
TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ:Her aşamadaki girişimlerimizin başarı merdivenlerini daha hızlı tırmanması için devreye aldığımız kamu kaynaklı girişim sermayesi yatırım mekanizmalarıyla, 8 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerimizin büyüme yolculuğuna yönlendirdik. Bu kaynağın oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 1.091 teknoloji girişimi, toplam 175 milyar lira yatırım aldı. Tohum ve tohum öncesi aşamasındaki girişimlerin ülkemizdeki en büyük destekçisi TÜBİTAK Bigg programıyla, 2 bin 600’ü aşkın teknoloji girişiminin kurulmasına öncülük ettik.
TEKNOFEST:Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerle milyonlarca genci teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil ediyoruz. TEKNOFEST yarışmalarında filizlenen binlerce yenilikçi fikrin girişime dönüşmesini sağlıyoruz. Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 516 milyon dolardı. Geçtiğimiz beş yılda bu tutarın 5,7 milyar doları aşması, girişimcilik ekosistemimizin ulaştığı ölçeği ve yakaladığı ivmeyi ortaya koyuyor. 2019’a kadar henüz Unicorn’u olmayan bir ülke iken kurduğumuz ekosistem ve altyapının da desteğiyle bugün 8 Unicorn’umuz, bizim deyimimizle 8 Turcorn’umuz var. Hedefimiz; 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğması ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar doları aşması.
TURCORN 100:Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyeli dikkate aldığımızda, bunlar bizler için erişilebilir hedefler. Bu anlayışla bilhassa nitelikli insan kaynağımızın ve girişimcilerimizin fikirlerini geliştirebilecekleri, projelerini somutlaştırabilecekleri imkânları sunuyor; ihtiyaç duydukları destekleri devreye alıyoruz. Küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerimizin önünü açan Turcorn 100 programı ile, yüksek potansiyelli girişimlere; yatırımcı erişiminden uluslararası markalaşmaya, mentorluktan stratejik iş birliklerine uzanan çok boyutlu katkılar sunuyoruz.
YENİLİKÇİ FİKİRLER:Türkiye'yi küresel yeteneklerin ve yenilikçi fikirlerin buluşma noktası haline getirmek üzere 'Türkiye TechVisa' programını başlattık. Teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yeteneklerin çalışma izinlerini sadece iki hafta içinde almalarını mümkün hale getirdiğimiz programla, 5 bin 500’e yakın teknoloji profesyonelini Türkiye’ye çekmeyi başardık. Atatürk Havalimanı terminal binalarını, "Terminal İstanbul" projesiyle dünyanın en büyük girişimcilik merkezi hâline getirmek üzere harekete geçtik.
TERMİNAL İSTANBUL:İlk aşamasını girişimcilerimizin kullanımına sunduğumuz Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de açacağız. Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin odağı hâline geldi. Bugüne dek 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşımız, Terminal İstanbul ekosistemine dâhil oldu. Elbette, doğru zamanda erişilen finansman, bir teknoloji girişimi için adeta can suyu niteliğinde. Bu bilinçle, hâlihazırda ekosisteme yönlendirdiğimiz kamu kaynaklarının ölçeğini büyütmek ve bu kaynakları daha hedef odaklı bir yapıya kavuşturmak amacıyla, Bakanlık olarak 300 milyon dolarlık kaynağı girişim sermayesine aktarma yolunda önemli bir adım attık. Bu kaynak, oluşturacağı kaldıraç etkisiyle 750 milyon dolardan fazla bir likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracak.
DİJİTAL ŞİRKET:Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke kılma hedefiyle atacağımız yeni ve tarihi nitelikte adımları geçtiğimiz nisan ayında kamuoyuyla paylaştı. 'Dijital Şirket' uygulamamızla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini çok daha kolay hale getireceğiz. Sanal ofis hizmeti ile kuluçka aşamasındaki girişimcilerimizin üzerindeki mali yükleri hafifletecek ve girişim ekosisteminin tabana yayılmasını sağlayacağız. Bir diğer önemli adım olarak özellikle erken aşama yatırımlarda; SAFE olarak da bilinen paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmelerinin ve benzeri esnek finansal araçların etkin şekilde kullanılmasını sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.
YATIRIMLARDA CAZİP ADRES:2024’te başladığımız çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesinden girişimlerimizin daha etkin yararlanabilmeleri için de adım attık. Teknoloji girişimlerinin çalışanlarına verdikleri pay senetlerinin vergiden tümüyle istisna edilebilmesi için gerekli süreyi edinim tarihinden itibaren 12 yıldan 6 yıla kadar indirdik. İnanıyoruz ki, müteşebbislerimiz bu imkanları en iyi şekilde değerlendirecek. Nisan ayında ilan edilen yatırım programı kapsamında transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yüzde 100’e kadar vergi indirimi, imalat sanayiinden elde edilen kazançlarda Kurumlar Vergisi’nin yüzde 25’den yüzde 12,5’e düşürülmesi, ülkeye yeni yerleşen yatırımcılara 20 yıl boyunca yurt dışı gelir vergisi muafiyeti gibi adımlarla Türkiye’nin küresel yatırımlar için daha cazip bir adres olmasına yönelik pek çok adım attık. Türkiye bu adımlarla, yatırımlar, girişimler ve yetenekler için çok daha güçlü bir merkez haline geliyor.
NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI:Türkiye coğrafi konumuyla, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle, lojistik avantajlarıyla, nitelikli insan kaynağıyla eşsiz bir merkez. 86 milyonu aşan nüfusumuzla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahibiz. Ülkemize yatırım yapan girişimciler, Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşmaları ağımız sayesinde, 50’den fazla ülkede bir milyarı aşkın tüketiciye doğrudan erişim imkânına sahip. Ulaştırmanın tüm modlarındaki yatırımlarla, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya'nın kesişimindeki konumumuzu eşsiz bir rekabet avantajına dönüştürdük. Kuşkusuz insan kaynağımız en büyük hazinemiz. Pek çok Avrupa ülkesinden halen 10-15 yaş daha genciz. Avrupa’daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birini üreticilerimize sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bir yandan enerji arz güvenliğini tahkim ederken, diğer yandan yatırımcılara sürdürülebilir ve yeşil üretim fırsatı sağlıyoruz.
YOL HARİTASI:115 ülke ile imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılara uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunuyoruz. Türkiye’nin güçlü değer teklifiyle ülkemizde yatırım yapan 88 bini aşkın uluslararası firma ülkemizde kazanıyor, ülkemize kazandırıyor. Önümüzdeki dönemde büyük ölçekte nitelikli yatırımları ülkemize çekecek sağlam bir yol haritasına sahibiz. Sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracağız. İnsan kaynağımızı geleceğin dünyasına hazırlamaya hızla devam edeceğiz.
SANAYİ ALANLARI MASTER PLANI: Türkiye Yüzyılını üretimin yüzyılı haline getirme yolculuğunda hedefimiz; 2030 yılına geldiğimizde planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 2025 yılındaki 164 bin hektar düzeyinden 350 bin hektara yükseltmek. Bir diğer önceliğimiz; sanayi tesislerimizin yoğunluğunu Marmara’dan Anadolu’nun dört bir yanına daha dengeli biçimde yayarak bölgesel sıkışmayı ortadan kaldırmak ve üretim gücümüzü ülke sathına yayılan sağlam bir yapıya kavuşturmak. Bu vizyonla; sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık.
ANAHTAR AKTÖR:Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin Orta Anadolu hattında 15 ilde 59 bin hektar büyüklüğünde 19 yeni yatırım alanı belirledik. Sonraki aşamalarda Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak Sanayi gelişim koridorlarındaki yatırım alanlarını ilan edeceğiz. Bu planlamada Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile bağlantısallığı önceliklendiriyoruz. Bunlarla birlikte, Kuzey Marmara demiryolu geçişiyle Türkiye küresel değer zincirlerinin anahtar aktörü haline gelecek. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız büyük ölçekli yatırım alanlarında altyapısı tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve yeşil üretim üslerini yatırımcımızın hizmetine sunacağız.
LOJİSTİK MALİYET AVANTAJI:Ayrıca gerçekleştireceğimiz demiryolu, liman ve otoyol bağlantılarıyla, bu alanları üreticimize lojistik maliyet avantajı sunan, stratejik merkezler hâline getireceğiz. Ülkemizin potansiyeline ve sunduğu fırsatlara inanan, güvenen, yatırımlarını bu anlayışla Türkiye’de konumlandıranlar her daim kazançlı çıkacak. Türkiye, geniş iç pazarı ve güçlü tedarik ağlarıyla yatırımcılar için güvenli liman. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, ülkemizin geleceğine güvenen, yatırım yapan, üreten ve değer katan herkesin her daim yanındayız.
YATIRIMA TEŞVİK:Sadece yatırım teşviklerimizle 26 trilyon liralık 126 bin yatırımın ve 4 milyon nitelikli istihdamın önünü açtık. Proje bazlı devlet destekleriyle savunma sanayii, sağlık endüstrisi, petrokimya, güneş hücresi gibi katma değerli alanlarda 52 milyar dolarlık yatırım tutarına sahip 83 projeyi destekledik. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın önünü açmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir. Bizi geleceğe taşıyacak olan Milli Teknoloji Hamlesidir.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKÂ:Küresel konumumuzu güçlendirecek olan lojistik altyapımızdır. Etki gücümüzü artıracak olan uluslararası yatırımlardan ve ticaretten alacağımız daha fazla paydır. Rakiplerimizin önüne geçmemizi sağlayacak olan çalışkan, nitelikli, yetkin insan kıymetidir. Hızlanmamızı temin edecek olan dijital dönüşümdür, yapay zekadır. Yükselmemiz için gerekli olan daha fazla Ar-Ge ve inovasyondur. Vazifemiz, bu başlıklara yönelik gayretlerimizi artırmak, ülkemizin imkân ve kabiliyetlerini bu amaçlara yönlendirmek için azimle çalışmaya devam etmektir.


